Hastalıklarda Beslenme

KALP HASTALIKLARINDA BESLENME

Yaşam kalitesini düşüren ve ölüm nedenlerinin başında yer alan kalp damar hastalıklarının başlıca risk faktörleri; hipertansiyon (yüksek tansiyon), kanda artmış LDL-Kolesterol (kötü kolesterol, düşük dansiteli lipoprotein) ve trigliserit düzeyleri, HDL-Kolesterol (iyi kolesterol, yüksek dansiteli lipoprotein)’nin düşük olması, sigara, diyabet ve şişmanlıktır. Yetişkin nüfusumuzun yarıya yakını kalp damar hastalıkları riski altındadır. Kalp damar hastalıkları, sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı değişikliği ile önlenebilen veya oluştuktan sonra tıbbi tedavi, beslenme tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleri ile iyileştirilebilen bir sağlık sorunudur. Kalp damar hastalıkları risk faktörlerinin iyileştirilmesinde; doymuş yağların ve rafine karbonhidratların tüketiminin azaltılması, tekli doymamış yağ asitlerinin ve posa içeriği yüksek besinlerin tüketiminin artırılması temel hedeflerdendir.

DİYABET (ŞEKER) HASTALIKLARINDA BESLENME

Diyabet insulin hormonunun salgilanmasinin eksikligine bagli olarak kan sekerinin yükselmesine sebep olan endokrin-metabolik bir bozukluktur. Seker hastaligi, yasam boyu süren bir hastaliktir. Tedavisindeki amaç; insuline olari: ger~ksini;neyi azaltmak ve kan sekerini normal düzeye indirmek ve bu düzeyi korumaktir. Böylece hastaliga bagli olusabilecek bazi bozukluklar önlenebilir veya geciktirilebilir.

Yenilen besinler midede sindirildikten sonra sekere çevrilip kana geçer. Bu sekerin vücutta kullanilmasi, enerji saglamasi için insulin hormonuna gerekvardir. insulin hormonunun salgilanmamasi veya çok az salgilanmasi kandaki sekerin yükselmesine, dolayisiyla seker hastaligina neden olmaktadir. Her seker hastasi, sosyal ve ekonomik yasantisina, beslenme aliskanliklarina ve besin gereksinmelerine uygun olarak beslenmelidir

HİPERTANSİYON VE BESLENME

Farklı iki günde en az iki kez yapılan ölçümlerde 18 yaşını geçmiş erişkin bir bireyde büyük tansiyonun140 mmHg (civa basıncı) ve üzerinde ya da küçük tansiyonun90 mmHg ve üzerinde olmasına hipertansiyon (yüksek tansiyon) adı verilmektedir. Kan basıncı için normal değerler büyük tansiyonun120 mmHg’nın, küçük tansiyonun ise80 mmHg’nın altında olmasıdır.

Sodyum alımı 1,5-2,5 gr. arasında (4-6 gr. tuz) tutulmalıdır. Bu alımı sağlayabilmek için yemeklere tuz ilave edilmemeli, gerekirse tuzsuz ekmek kullanılmalıdır. Tuzlu ve salamura besinlerden uzak durulmalıdır.

Alkol alımı mutlaka sınırlandırılmalı. Haftada en fazla 2-3 kere olmak şartı ile kadınlarda 1 kadeh, erkekler ise 2 kadehin üstüne çıkılmamalıdır. Çünkü alkolün tansiyon üzerine etkisi kadınlarda daha yüksektir. Toplumlarda % 5 oranında alkol alımına bağlı olarak hipertansiyon görülmektedir.

Doymuş yağ asitlerini çok içeren tereyağı, sade yağ, iç yağ ve katı margarinler kullanılmamalıdır. Sıklıkla zeytinyağ ve diğer bitkisel sıvı yağlar tercih edilmelidir.

Yeşil yapraklı sebzelere soframızda da mutlaka yer almalıdır. Tere, roka,yeşil soğan, maydanoz,dereotu, kekik gibi besinler yemeklerdeki tuz azaltıldığında , yoğun tatları ile bu eksikliği giderirler.

Paketlenmiş hazır şarküteri ürünlerinin tuz içeriği yoğun olduğu için mümkün olduğunca, bu ürünleri tüketmekten kaçınmalıdır.

BÖBREK HASTALIKLARI VE BESLENME

Böbrekler vücutta oluşan metabolik atıkların atılmasından sorumlu karın boşluğunun alt kısmında ve omuriliğin iki yanında bulanan nefronlardan oluşan organdır. Böbreğe gelen kan nefronlardan geçer ve vücudun son süzülme yeridir. Nefronlar emilim sonrasında kanda kalmış fakat vücut için önemli olan besinlerin geri emilimini gerçekleştirir. Tüketilen besinler metabolizmada işlem gördükten sonra atık maddeler böbreklerden atılır. Böbreklerinde sorun olanlar bu nedenle böbreklerine yük olacak şekilde beslenmemelidir. Ayrıca beslenmeleri kısıtlıdır ve besinlerden maksimum fayda sağlamalıdır. Bu nedenle böbrek hastalarında besinlerin pişirilme yöntemleri dahi çok önemlidir.

Tüketilen besinler metabolizmada işlem gördükten sonra atık maddeler böbreklerimizle atılır. Böbreklerinde sorun olan bir kişi bu nedenle böbreklerine yük olacak şekilde beslenmemelidir. Ayrıca beslenmeleri kısıtlıdır yenilen besinlerden maksimum fayda alınmalıdır bu nedenle besinlerin pişirilme yöntemleri dahi önemlidir kızartma yerine haşlama yöntemi tercih edilirken pişirme sırasında gıdaların besin değerlerini kaybetmemelerinde dikkat edilmelidir.


Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest Addthis